BUNALIMDAN ÇIKIŞ İÇİN DEMOKRASİ BİLDİRGESİ ÖNERİSİ
|
GEREKÇE BİLDİRGENİN YAYIMLANMASI ile;
|
• Toplumdaki umutsuzluğun yerini UMUT alacaktır.
• Ülkedeki karanlık, bilinmezlik, güvensizlik ve çaresizlik sürecinden ÇIKIŞ sağlanacaktır.
• Türkiye, var olan İKTİDAR SEÇENEKSİZLİĞİnden kurtulacak, Sol Demokratik İktidar Seçeneğinin yolu ve önü açılacaktır.
• Ülke, içine girdiği derin BUNALIMDAN çıkarılabilecektir.
|
|
ÖNERİNİN İÇERİĞİ;
|
• Demokrasi yelpazesinin solunda yer alan, bağlaşmaları ve güç birliği yapmaları halinde bir iktidar seçeneği ( Sol Demokratik İktidar Seçeneği ) oluşturmaları öngörülen ve olanaklı bulunan CHP., DSP., SHP., ÖDP., BCP. ve EMEP nin bağlaşıp güç birliği yapmaları.
• Ülkemizi, içinde bulunduğu kaos, karanlık, bunalım ve iktidar seçeneksizliğinden çıkarabilmek için 6 siyasal partinin genel başkanlarının bir araya gelerek gecikmeye meydan vermeksizin doğru bir zamanlama ile bir DEMOKRASİ BİLDİRGESİ yayımlamaları, bu yoldan SOL DEMOKRATİK İKTİDAR SEÇENEĞİnin önünü açmaları.
|
SAPTAMALAR DURUM;
|
• Seksen beş yıl önce, Büyük Türk Devrimi ile oluşturulan Türkiye Cumhuriyetinin Yönetimi, bugün, emperyalist güçlerin de desteğiyle Devrimin ulusal bağımsızlık, ulusal egemenlik, aydınlanma, çağdaşlaşma, laikleşme, uluslaşma ve giderek çağın yönetim biçimi demokrasiye ulaşmayı öngören kurucu felsefesine karşı olan, şeriattan yana dinsel güçler tarafından ele geçirilmiş bulunmaktadır.
• Din merkezli “Ilımlı İslam Devleti” iktidarı, ülkeyi içeride ortaçağ karanlığına, din ve mezhep kavgalarına, dışarıda BOP uyarınca saldırganlık ve savaşa sürükleyecek bir yol izlemektedir.
• Devrim ve demokrasi güçleri, Cumhuriyet Devrimi ile gerçekleştirilen çağdaşlaşma, aydınlanma ve laikleşme atılımlarının ülkemizde bugün ulaştığı aşama, uğrak ve kazanımları koruyabilme olanağını da yitirmek üzeredir. Eğer en kısa sürede demokratik bir seçenek, çözüm ya da çıkış üretilip, yaşama geçirilemezse, bu iktidarın militarist ya da faşist bir diktatörlüğe yol açması da büyük olasılık içindedir.
• Mustafa Kemal ATATÜRK’ün veciz biçimde çerçeveleyerek tüm gerekleriyle eyleme ve yaşama geçirdiği “Tam Bağımsızlık”tan yola çıkan Türkiye Cumhuriyeti Devleti bugün tam bağımlı hale getirilmiştir.
• Cumhuriyet Yönetimi, kuruluşunda hedeflenen çağdaş uygarlık düzeyine ve demokrasiye ulaştırılamadan, öngörülen doğrultudan saptırılmıştır.
• Türkiye, çok derin bir yönetim, siyaset ve düzen bunalımı içindedir. Ülkede yönetsel ve toplumsal karanlık giderek artmakta, güven bunalımı tüm ülkeye yayılmakta, huzur ve barış içinde birlikte yaşama ve korkudan uzak olma hakları herkes için tehlikeye girmiş bulunmaktadır.
• AKP İktidarı, ekonomide ve ekonominin yönetiminde, yalnızca devletin elindeki ekonomik kurum ve kuruluşların tümüne yakınını dış küresel güçlere devredip elden çıkarmakla yetinmemiş, ulusal çıkarları hiçe sayarak stratejik, yaşamsal alanları da bütünüyle aynı güçlere açmış; devletin devredilemez, dış güçlere bırakılamaz ekonomik yönetim alanlarını, işleyiş, düzenek ve denetimlerini, özetle ekonominin yönetimini küresel emperyalist güçlere devretmiştir. Böylece AKP İktidarı, ekonomiyi dışa bağımlı, dışarıdan yönetilip yönlendirilebilir, gerekli görüldüğünde kolaylıkla manipüle edilebilir, her an felce ve çöküntüye uğratılabilir bir duruma getirmiştir. İçerde de sosyal devlet kavramını bilinçli bir biçimde yok ederek, ekonomik yönden güçsüz büyük halk çoğunluğunu ulusal gelirden aldıkları payı azaltarak daha da güçsüzleştirmiş, gelir dağılımındaki var olan adaletsizliği daha da derinleştirmiş, işsizlik oranını arttırmış; güçsüzleştirip ezdiği geniş kitleleri, yaşamlarını insanca sürdürebilecekleri bir işe ve gelir düzeyine kavuşturma yerine insan onurunu hiçe sayacak biçimde sadakaya muhtaç hale getirmiş; bu ve benzeri insanlık dışı, insan haklarına aykırı yol ve yöntemleri kullanarak oy oranını arttırmayı hedeflemiştir.
|
|
CUMHURİYET VE DEMOKRASİNİN GÜCÜ;
|
• Ülkemizde Cumhuriyet ve demokrasiyi savunanların, demokrasinin vazgeçilmezliğine inananların oranı oldukça yüksektir. Önemli olan, yüksek orandaki bu kitleyi yani Cumhuriyet ve Demokrasi Güçlerini bu amaç ve bilincin gerekleri doğrultusunda, eksiksiz bir demokrasinin gerçekleştirilmesi ve yerleştirilmesi doğrultusunda harekete geçirmek, öncelikle de güç birliği ve birleşik duruş içine girmelerini sağlamaktır. Yapılan saptamalara göre, karşı devrimcilerin çekirdek kadrosunu oluşturan şeriat isteyen dinsel güçlerin oranı ise yüzde tek rakamlı sayıları geçmemektedir.
|
ANA SORUN BAĞLAŞIKLAR SORUNU:
|
Ne yazık ki, ülkemizde halkın gereksinmelerini en çok karşılayabilecek ve büyük çoğunlukların desteklerini sağlayabilecek en büyük ve tek gücü oluşturmalarına karşın, Cumhuriyet ve Demokrasi Güçleri, bağlaşma, güç birliği ve birleşik duruş bilincinden ve bu doğrultuda eylem birliğinden ve sonuç alıcı girişimlerden, siyasi projelerden, özetle demokrasi sorunu ve savaşımının bir BAĞLAŞIKLAR SORUNU olduğu bilincinden yoksun durumda bulunmaktadırlar.
|
ÇÖZÜM DEMOKRASİ:
|
• İnsanların/halkın yönetime katılımını, etkinliğini ve belirleyiciliğini sağlayan, gereksinmelerini en çok karşılayan, insana değer veren ve onu yönetimin odağına yerleştirerek yücelten, böylece toplumsal barışı ve huzuru gerçekleştiren çağcıl ve gelişkin tek yönetim biçimi olduğu için.
• Cumhuriyeti ve Üniter Ulus Devleti tehlikelerden koruyabilmek için.
• Bütünleşmeyi, bölünmeden birlikte yaşamayı sağlamak için.
• İç barış ve huzuru sağlamanın tek yolu olduğu ve güvencesini oluşturduğu için.
• ABD nin küresel/emperyal karışmalarını durdurup önleyebilmek için.
|
|
SOL DEMOKRATİK İKTİDAR SEÇENEĞİ:
|
Türkiye, içinde bulunduğu bu derin siyaset ve yönetim bunalımından, yalnızca ve ancak SOL DEMOKRATİK İKTİDAR SEÇENEĞİ oluşturarak çıkabilir.
Çünkü;
• Küresel emperyalizme ve ABD hegemonyasına karşı ulusal bağımsızlığı, ulusal ileri değerleri ve çıkarları, insanı ve ekonomik yönden güçsüz kesimleri ancak sol düşünce savunup koruyabilir.
• Dinsel güçleri ve kutsal din kurumunu siyasi alanın ve iktidarın dışına, ancak sol demokratik düşüncenin iktidarı çıkarabilir.
• Çağdaş uygarlığın kaynağı ve beşiği olan Avrupa’nın hümanist kimliği ile bütünleşmeyi, Cumhuriyetin kurucu felsefesinin ve tarihsel doğrultunun da bir gereği olarak, ancak hümanist, insan merkezli sol düşünce gerçek anlamda savunup yaşama geçirebilir.
• Nihayet, tüm tarihsel ve yapısal koşullar sol demokratik güçlerin, ülkede demokrasiyi yerleştirip egemen felsefe haline getirmesini gerekli kılmaktadır
|
STRATEJİ/İZLENECEK YOL BÜYÜK BAĞLAŞMA/ULUSAL UZLAŞMA
|
• Demokrasi yelpazesinin solundaki ve sağındaki siyasal güçlerin, her eğilimdeki demokrasiyi savunan partilerin, CUMHURİYETİ KORUMA VE DEMOKRASİYİ YERLEŞTİRME İÇİN GÜÇBİRLİĞİ yapmaları,
• Demokrasi öncesinin arkaik iktidar güçleri olan ve demokrasilerde yeri bulunmayan dinsel, militarist ve feodal güçlerin bütünüyle politik iktidarın ve siyasi alanın dışına çıkarılmalarını ve DEMOKRATİK SİVİL YÖNETİMİN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ SAVUNMA,
• Bütün süreçlerinde demokratikliğine özen gösterilecek bir ANAYASA,
• TEMSİLDE ADALETi tam bir gerçeklikle yansıtacak bir SEÇİM YASASI,
• Partilerde demokrasinin, özgür eleştirel düşüncenin, katılım ve gerçek temsilin egemen olmasını sağlayacak bir SİYASİ PARTİLER YASASI,
• Yasama erkinin ve parlamenterlerin saygınlığını, gücünü ve güvenilirliğini koruyabilmek için DOKUNULMAZLIKLARIN SINIRLANDIRILMASI,
• Siyaset ve yönetim alanlarında HESAP SORMA, HESAP VERME VE SORGULAMA kanallarının açılması,
• HALKIN DOĞRU BİLGİ VE HABERE ULAŞMASI önündeki engellerin kaldırılması, bu amaçla tüm medyada demokratik bir denetimin sağlanması
Konularında bir TOPLUMSAL SÖZLEŞME, ULUSAL OYDAŞMAnın gerçekleştirilmesi gerekli bulunmaktadır.
|
|
DEMOKRATİK İKTİDAR İÇİN BAĞLAŞMA:
|
Demokrasinin vazgeçilmezliğine inanan ve demokrasi yelpazesinin solunda ve sağında yer alan siyasal örgütler, önce ve yalnızca kendi dünya görüşleri ve siyasi eğilimleri etrafında bağlaşıp bütünleşmeleri durumunda güç üretebilir, ciddiye alınabilir ve etkili olabilir duruma gelebilirler. Buna karşın, koşullar gerektirdiğinde ve siyasal, toplumsal uğrakların gereklerine göre diğer siyasal eğilimler ve partilerle ancak sol ve sağın yine ayrı ayrı kendi aralarında olmak üzere bağlaşma, güç ve eylem birliği, ortak ya da birleşik duruş içine girmeleri yararlı hatta zorunlu olabilir. Öte yandan tarihsel bir gerçek olarak, ülkemizin bugün içinde bulunduğu bunalıma düşmesine sağ iktidarların neden olduğu yadsınamaz. Oysa demokrasilerde sağ demokratik düşünceye ve iktidar seçeneklerine de gereksinme olduğu, siyaset biliminin ve tarih bilincinin bir gereğini ve gerçeğini oluşturmanın ötesinde , demokrasinin işlerliğinin sağlanabilmesi açısından da kuşku götürmez bulunmaktadır. Bu nedenle Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu bu karanlık süreçten kurtulmak için sol ve sağ, ayrı ayrı olarak DEMOKRATİK İKTİDAR SEÇENEKLERİ oluşturmak tarihsel ödevi ile karşı karşıya bulunmaktadırlar.
|
|
ÖNERİNİN GERÇEKLEŞTİRİLMESİ
|
• Solun en büyük partisi ve Cumhuriyet Devriminin kurucu siyasal örgütü olması açılarından DEMOKRASİ BİLDİRGESİNİN yayımlanmasında ve sonrasında SOL DEMOKRATİK İKTİDAR SEÇENEĞİNİ öbür siyasi partilerle oluşturarak iktidara taşınmasında öncelikle CHP nin inisiyatif üstlenmesinin gerekliliği açık bulunmaktadır.
17 Temmuz 2008
|
| Nevzat HELVACI |
Güngör AYDIN |
|